3 yetişkinden biri obezite hastası

Haber Giriş Tarihi: 08.06.2026 11:58
Haber Güncellenme Tarihi: 08.06.2026 11:58
Modern çağın en büyük sağlık problemlerinden biri olan obezite, Türkiye’de alarm verici seviyelere ulaştı. Yapılan son araştırmalara göre, Türkiye’de her 3 yetişkinden biri obezite ile mücadele ediyor. Türkiye bu oranlarla Avrupa genelinde de obezite görülme sıklığının en yüksek olduğu ülke konumunda yer alıyor. Doç. Dr. Erkan Yardımcı, obezitenin sadece estetik kaygılarla ilişkilendirilen bir kilo problemi olmadığını, kalp hastalıklarından kansere kadar onlarca ciddi sağlık sorununun temelinde yer alan kronik bir hastalık olduğunu söyledi. Türkiye Sağlık Araştırması 2025 verilerini değerlendiren Medicana Ataköy Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Erkan Yardımcı, "Ülkemizde obezite kadınlarda erkeklere kıyasla daha yüksek düzeydedir. Araştırma sonuçlarına göre obezite oranı kadınlarda yüzde 24,8, erkeklerde ise yüzde 18,7 olarak belirlenmiştir. Bir diğer dikkat çekici bulgu ise fazla kilolu bireylerin oranlarıdır. Kadınlarda fazla kilolu birey oranı yüzde 32,2 iken erkeklerde bu oran yüzde 43,1’e ulaşmaktadır. Fazla kilolu birey oranının yüksek olması, gerekli önleyici sağlık uygulamalarının hayata geçirilmemesi durumunda gelecekte obezite prevalansının daha da artabileceğine işaret etmektedir" dedi. Türkiye ABD’ye yaklaştı, çocuklar alarm veriyor Çocukluk çağı obezitesinin de sıklıkla görüldüğünü ifade eden Doç. Dr. Erkan Yardımcı, "DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) ve COSI (Çocukluk Çağı Obezite İzleme Girişimi) verilerine göre Türkiye’de ilkokul çağındaki çocukların yaklaşık yüzde 10’u obez, yüzde 15’ten fazlası ise fazla kilolu gruplarda yer almaktadır. Çocukluk çağında obez olan bireylerin yüzde 70-80’i erişkin dönemde de obez kalıyor. Türkiye bu oranlarla OECD (Avrupa bölgesi raporları) verilerine göre 1. sırada bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin obezite prevalansı bazı çalışmalarda ABD’ye yaklaşan seviyelerde bildirilmektedir. Bugünün fazla kilolu çocukları yarının diyabet hastası, kalp hastası veya kronik sağlık sorunlarıyla mücadele eden yetişkini olabilir. Bu nedenle de obezite ile mücadele sadece hastanelerde değil; evlerde, okul kantinlerinde, parklarda ve sofralarda başlamalıdır" şeklinde konuştu. Obezite ölüm riskini yüzde 20-40 arasında artırıyor Obezitenin hem yaşam kalitesini düşürdüğünü hem de ilerleyen süreçlerde yaşamı da tehdit eden bir durum olduğunu ifade eden Doç. Dr. Erkan Yardımcı, "Obezite sadece bir "kilo sorunu" olmayıp beraberinde hayatı tehdit edici birçok hastalığa neden olmaktadır. Özellikle obez bireylerde Tip 2 diyabet hastalığı riski 3-7 kat artmakta olup Türkiye, Avrupa’da diyabet sıklığının en hızlı arttığı ülke konumundadır. Ayrıca kardiyovasküler hastalıklar, solunum problemleri, karaciğer hastalıkları, kalp krizi, felç ve başta meme-kolon kanseri olmak üzere birçok kanser türünün oluşmasında doğrudan ilişkili olduğu bilinmektedir. Obezite ve beraberinde gelişen hastalıklar genel olarak değerlendirildiğinde obez bireylerin ölüm riski yüzde 20-40 arasında artmaktadır" dedi. Görünmeyen kriz: Ekonomik yük oldu Obezitenin bedelini yalnızca bireylerin değil, ülkelerin de ödediğine dikkat çeken Doç. Dr. Erkan Yardımcı, "Tedavi maliyetleri, iş gücü kayıpları, erken emeklilikler ve kronik hastalıkların yol açtığı ekonomik yük her yıl milyarlarca liraya ulaşmaktadır. Obezitenin ülke ekonomileri üzerine getirdiği yük çoğu zaman göz ardı edilmektedir. Genel sağlık harcamalarının yüzde 5-10’u obezite ve beraberinde gelişen hastalıklar ile ilişkilidir. Türkiye’de her yıl milyarlarca TL maliyet olup, OECD verilerine göre obezite, ülkelerin GSYİH’sinin yüzde 1-3’ünü etkilemektedir. Ayrıca iş gücü kaybı, erken emeklilik ve kronik hastalıkların tedavi maliyetleri de dolaylı olarak bir yük oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. Sadece irade sorunu değil mücadele edilmesi gereken bir pandemi Obeziteyi sadece bir irade sorunu olarak görmeyip, kronik bir hastalık olarak multidisipliner (çok yönlü) bir tedavi yaklaşımıyla mücadele edilmesi gereken bir sağlık pandemisi olarak değerlendirmek gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Erkan Yardımcı, "Obeziteyi önlemek ve beraberinde getirdiği 40’tan fazla kronik hastalığı tedavi etmekten 10 kat daha kolaydır. Okullardan sofralara, şehir planlamalarından gıda endüstrisine kadar köklü bir mücadele başlatmazsak; yakın gelecekte ne üreten sağlıklı bir nüfusumuz ne de yeterli bir sağlık bütçemiz olacak. Obezite ile mücadele artık bir tercih değil, bir sağlık zorunluluğudur" diye konuştu.