Bu yıl şunu öğrendik:
Hayat bazen bize sormadan karar alıyor.
Biz de “tamam” diyoruz.
Çünkü direnmektense akmak daha az yoruyor.
Yeni yıldan beklentimiz net ve sade:
Her şey mükemmel olsun istemiyoruz.
Normal bile artık lüks.
En çok sağlık…
Sabah uyanınca “iyi ki” dedirten bir beden,
akşam yatağa girerken huzurla kapanan gözler.
Bolca huzur…
Kalbin daralmadan attığı,
sessizliğin rahatsız etmediği anlar.
Çokça bereket…
Sadece cebimizde değil;
soframızda, ilişkilerimizde, niyetlerimizde çoğalan bir
bereket.
Ve en kıymetlisi:
İyilik.
Yapıldıkça artan, paylaşıldıkça hafifleten,
insanı insana yaklaştıran o güçlü bağ.
Şükür artık büyük cümleler değil.
Sessiz, içten, gerçek.
Çünkü biliyoruz ki:
Sağlık varsa, huzur kalpten taşabiliyorsa,
iyilik yapacak hâlimiz duruyorsa…
Zaten çok zenginiz.
Takvim değişsin.
Biz buradayız.
2026’ya Hoş geldin demedik henüz.
Ama yerin hazır.
Bil ki gelince;
yine aynı heyecanla,
iyilikle,
sağlıkla,
huzurla,
mutlulukla,
bereketle
ve umutla
karşılanacaksın.
Hadi gel cancazım…
Gözümüz yollarda kaldı.
Sebla Pamir GÜLER
24 °C
Yorumlar