Öncelikle evlatları için ömrünü ortaya koyan, sevgisini çoğu zaman sözlerle değil emekleriyle gösteren tüm babaların Babalar Günü kutlu olsun.
Bazı insanlar bu dünyadan göçüp gider; ancak öğrettikleri, bıraktıkları izler ve yaşattıkları duygular asla gitmez. Bu vesileyle babalarını kaybetmiş tüm okurlarımızın kıymetli babalarına Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet, makamları nur olsun.
Ayrıca evlatlarına kavuşmayı değil, vatanına sahip çıkmayı seçen; bayrağı uğruna can veren kahraman şehitlerimizi de rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Onlar sadece kendi çocuklarının değil, bu milletin de babalarıydı.
Bugün bir teşekkür de hem anne hem baba olmak zorunda kalan güçlü kadınlara...
Hayatın bütün yükünü omuzlarında taşıyıp çocuklarına hem şefkat hem güven veren, evlatlarının eksik hissetmemesi için gece gündüz mücadele eden tüm annelerin önünde saygıyla eğiliyorum.
Bir başka teşekkür ise değerli kayınpederim AHMET KÖMBE'ye...
Yaklaşık 12 yıldır bana sadece damadı olarak değil, öz evladı gibi yaklaşan; eşim ve oğlum için elinden gelen her fedakârlığı yapan, iyi günümüzde de zor günümüzde de yanımızda duran kıymetli büyüğüme minnettarım.
İnsanın hayatında bazen kan bağı olmadan da baba şefkatini hissedebildiği insanlar olur. Ben o duyguyu yıllardır hissediyorum.
Beni hiçbir zaman evladından ayırmadan, aynı samimiyetle ve aynı sevgiyle kucaklayan kayınpederime gönülden teşekkür ediyorum.
VE BENİM ASLAN BABAM SIRACETTİN YUCA ...
Geç anladım belki... Ama derinden anladım.
Benim babam...
Yoklukta mutlu etmeyi bilen bir adam değildi sadece...
İmkânsızlıkların içinden bile imkân çıkarabilen bir adamdı.
Yokluğu bize hiç hissettirmeyen... “Yok” demeyi kendine yakıştıramayan...
Biz bir şeye özenmeyelim diye,
Pazardaki meyveye, sebzeye bakıp iç geçirmeyelim diye,
Bizi alıp dağlara, bayırlara, çayırlara götüren bir adamdı.
Cebinde belki çok şey yoktu...
Ama gönlünde bize yetecek kadar dünya vardı.
İnşaatlarda çalıştığı günlerde bile,
Elleri nasırlıyken,
Yorgunluğu yüzüne çökmüşken bile,
“Benim çocuklarım kimseye özenmeyecek.” diye direnen,
Bizi hiçbir çocuktan geri bırakmamaya çalışan bir adamdı benim babam.
O zaman belki kıymetini tam olarak bilemedim.
Ama şimdi anlıyorum...
Şimdi gözlerine baktığımda sadece bir babayı değil; O günleri, o mücadelenin ağırlığını ve o günlerde taşıdığı koca yüreği görüyorum.
Ve biliyorum ki...
Benim hikâyem yalnız değil.
Benim gibi binlerce insan var...
Çocukken anlamayan,
Büyüyünce susup düşünen,
Ve bir gün içinden "Babam..." diye başlayan cümleler dökülen...
Bu satırlar...
Sadece benim babama değil;
Evlatları için yokluğu saklayan,
Yorgunluğunu gizleyen,
Hayatı sırtında taşıyan bütün babalara yazılmış bir teşekkürdür aslında.
Çünkü şimdi onu anladım.
Şimdi biliyorum ki...
Bir baba sevgisini her zaman gösteremez belki...
Ama her gün yaşatır.
Bu yazı...
Bir babanın oğluna duyduğu sevgi kadar, Bir evladın babasına gecikmiş teşekkürüdür.
Ve son olarak...
Canım oğlum Barış Kaan...
Sen dünyaya gelmeden önce babalığın ne olduğunu bildiğimi sanıyordum.
Meğer hiçbir şey bilmiyormuşum.
Sen bana sadece bir evlat değil, hayatımın en güzel unvanını verdin:
“Baba...”
Sen büyürken ben de büyüyorum.
Sen hayata bakarken ben de yeniden umutlanıyorum.
Her başarımda, her hayalimde, her mücadelemde artık yalnız kendim için değil, senin için de yürüyorum.
Bir gün bu satırları okursan şunu bil oğlum;
Hayattaki en büyük zenginliğim ne sahip olduklarım ne de başardıklarım...
Benim en büyük zenginliğim sensin.
İyi ki benim evladımsın.
İyi ki bana baba olma duygusunu yaşattın.
Ve biliyorum ki bir gün ben de babamdan bana kalan sevgiyi, emeği ve mücadeleyi sana bırakacağım.
Çünkü babalık; sadece büyütmek değil, sevgiyi nesilden nesile taşımaktır.
Tüm babaların, baba adaylarının ve kalbinde baba sevgisi taşıyan herkesin Babalar Günü kutlu olsun.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ebubekir Yuca
Bugün Babalar Günü...
Öncelikle evlatları için ömrünü ortaya koyan, sevgisini çoğu zaman sözlerle değil emekleriyle gösteren tüm babaların Babalar Günü kutlu olsun.
Bazı insanlar bu dünyadan göçüp gider; ancak öğrettikleri, bıraktıkları izler ve yaşattıkları duygular asla gitmez. Bu vesileyle babalarını kaybetmiş tüm okurlarımızın kıymetli babalarına Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet, makamları nur olsun.
Ayrıca evlatlarına kavuşmayı değil, vatanına sahip çıkmayı seçen; bayrağı uğruna can veren kahraman şehitlerimizi de rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Onlar sadece kendi çocuklarının değil, bu milletin de babalarıydı.
Bugün bir teşekkür de hem anne hem baba olmak zorunda kalan güçlü kadınlara...
Hayatın bütün yükünü omuzlarında taşıyıp çocuklarına hem şefkat hem güven veren, evlatlarının eksik hissetmemesi için gece gündüz mücadele eden tüm annelerin önünde saygıyla eğiliyorum.
Bir başka teşekkür ise değerli kayınpederim AHMET KÖMBE'ye...
Yaklaşık 12 yıldır bana sadece damadı olarak değil, öz evladı gibi yaklaşan; eşim ve oğlum için elinden gelen her fedakârlığı yapan, iyi günümüzde de zor günümüzde de yanımızda duran kıymetli büyüğüme minnettarım.
İnsanın hayatında bazen kan bağı olmadan da baba şefkatini hissedebildiği insanlar olur. Ben o duyguyu yıllardır hissediyorum.
Beni hiçbir zaman evladından ayırmadan, aynı samimiyetle ve aynı sevgiyle kucaklayan kayınpederime gönülden teşekkür ediyorum.
VE BENİM ASLAN BABAM SIRACETTİN YUCA ...
Geç anladım belki...
Ama derinden anladım.
Benim babam...
Yoklukta mutlu etmeyi bilen bir adam değildi sadece...
İmkânsızlıkların içinden bile imkân çıkarabilen bir adamdı.
Yokluğu bize hiç hissettirmeyen...
“Yok” demeyi kendine yakıştıramayan...
Biz bir şeye özenmeyelim diye,
Pazardaki meyveye, sebzeye bakıp iç geçirmeyelim diye,
Bizi alıp dağlara, bayırlara, çayırlara götüren bir adamdı.
Cebinde belki çok şey yoktu...
Ama gönlünde bize yetecek kadar dünya vardı.
İnşaatlarda çalıştığı günlerde bile,
Elleri nasırlıyken,
Yorgunluğu yüzüne çökmüşken bile,
“Benim çocuklarım kimseye özenmeyecek.” diye direnen,
Bizi hiçbir çocuktan geri bırakmamaya çalışan bir adamdı benim babam.
O zaman belki kıymetini tam olarak bilemedim.
Ama şimdi anlıyorum...
Şimdi gözlerine baktığımda sadece bir babayı değil;
O günleri, o mücadelenin ağırlığını ve o günlerde taşıdığı koca yüreği görüyorum.
Ve biliyorum ki...
Benim hikâyem yalnız değil.
Benim gibi binlerce insan var...
Çocukken anlamayan,
Büyüyünce susup düşünen,
Ve bir gün içinden "Babam..." diye başlayan cümleler dökülen...
Bu satırlar...
Sadece benim babama değil;
Evlatları için yokluğu saklayan,
Yorgunluğunu gizleyen,
Hayatı sırtında taşıyan bütün babalara yazılmış bir teşekkürdür aslında.
Çünkü şimdi onu anladım.
Şimdi biliyorum ki...
Bir baba sevgisini her zaman gösteremez belki...
Ama her gün yaşatır.
Bu yazı...
Bir babanın oğluna duyduğu sevgi kadar,
Bir evladın babasına gecikmiş teşekkürüdür.
Ve son olarak...
Canım oğlum Barış Kaan...
Sen dünyaya gelmeden önce babalığın ne olduğunu bildiğimi sanıyordum.
Meğer hiçbir şey bilmiyormuşum.
Sen bana sadece bir evlat değil, hayatımın en güzel unvanını verdin:
“Baba...”
Sen büyürken ben de büyüyorum.
Sen hayata bakarken ben de yeniden umutlanıyorum.
Her başarımda, her hayalimde, her mücadelemde artık yalnız kendim için değil, senin için de yürüyorum.
Bir gün bu satırları okursan şunu bil oğlum;
Hayattaki en büyük zenginliğim ne sahip olduklarım ne de başardıklarım...
Benim en büyük zenginliğim sensin.
İyi ki benim evladımsın.
İyi ki bana baba olma duygusunu yaşattın.
Ve biliyorum ki bir gün ben de babamdan bana kalan sevgiyi, emeği ve mücadeleyi sana bırakacağım.
Çünkü babalık; sadece büyütmek değil, sevgiyi nesilden nesile taşımaktır.
Tüm babaların, baba adaylarının ve kalbinde baba sevgisi taşıyan herkesin Babalar Günü kutlu olsun.