Gerçekten de “Vefa” artık sadece bir semt adı olarak
kaldı…
Geçtiğimiz günlerde arabeskin kraliçesi, sesi
damarlara işleyen Güllü, ansızın ve gencecik yaşta hayata veda etti.
Camdan betona düşerek… Şok, acı ve ardından gelen sessizlik.
Cenazesinde çelenkler, çiçekler havada uçuştu. Ama bir
baktık ki sanat camiasından tek bir isim yok! Şova gelince herkes
sahnede, yarışta, en önde… Ama iş vefaya gelince ortada kimse yok.
Bazı sektörler vardır ki en çok parıltının, en çok egonun,
en çok rekabetin olduğu yerlerdir. Herkes sanır ki kendisi hiç
ölmeyecek, hep popüler kalacak. Oysa hayat öyle değil. Senin vakit bulup
gidemediğin cenazeler var ya, bir gün senin cenazene de kimse vakit
bulamayacak.
Ne demişler: “Yaşattığını yaşamadan ölmezsin.”
Bugün Güllü’nün ölümü sonrası her yerde onun arabesk
şarkıları çalıyor. Peki bu ses, yaşarken de güzeldi, gümbür gümbürdü. Ölünce
mi kıymeti bilinecek, ölünce mi badem gözlü olunacak?
Arabesk müzik, acıyı hep en içten,
en damar haliyle anlattı. Güllü’nün sesi de tam da böyleydi. O şimdi
aramızda değil ama geriye bize, vefasızlığımızla yüzleşmek kaldı.
Sevdiğiniz
sanatçıları, dostlarınızı, büyüklerinizi yaşarken hatırlayın.
Çünkü ölümden sonra gelen vefa, sadece vicdan borcudur.
Esra Yalçın Ünal
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Esra Yalçın Ünal
Badem Gözlü Olmak İçin Ölmek mi Gerekiyor?
Gerçekten de “Vefa” artık sadece bir semt adı olarak kaldı…
Geçtiğimiz günlerde arabeskin kraliçesi, sesi damarlara işleyen Güllü, ansızın ve gencecik yaşta hayata veda etti. Camdan betona düşerek… Şok, acı ve ardından gelen sessizlik.
Cenazesinde çelenkler, çiçekler havada uçuştu. Ama bir baktık ki sanat camiasından tek bir isim yok! Şova gelince herkes sahnede, yarışta, en önde… Ama iş vefaya gelince ortada kimse yok.
Bazı sektörler vardır ki en çok parıltının, en çok egonun, en çok rekabetin olduğu yerlerdir. Herkes sanır ki kendisi hiç ölmeyecek, hep popüler kalacak. Oysa hayat öyle değil. Senin vakit bulup gidemediğin cenazeler var ya, bir gün senin cenazene de kimse vakit bulamayacak.
Ne demişler: “Yaşattığını yaşamadan ölmezsin.”
Bugün Güllü’nün ölümü sonrası her yerde onun arabesk şarkıları çalıyor. Peki bu ses, yaşarken de güzeldi, gümbür gümbürdü. Ölünce mi kıymeti bilinecek, ölünce mi badem gözlü olunacak?
Arabesk müzik, acıyı hep en içten, en damar haliyle anlattı. Güllü’nün sesi de tam da böyleydi. O şimdi aramızda değil ama geriye bize, vefasızlığımızla yüzleşmek kaldı.
Sevdiğiniz sanatçıları, dostlarınızı, büyüklerinizi yaşarken hatırlayın. Çünkü ölümden sonra gelen vefa, sadece vicdan borcudur.
Esra Yalçın Ünal