Evde soru, okulda soru, masada soru, çantada soru… Gece gözümü kapatıyorum, karşıma yine bir soru çıkıyor!
Çoktan seçmeli mi, açık uçlu mu, kazanım odaklı mı, senaryo bazlı mı derken benim kendi kazanımlarım kayboldu! :)
Bir de şimdi öğreniyoruz ki ölçme değerlendirme sistemi yeniden değişiyor. Açık uçlu soruları yapay zekâ puanlayacakmış!
Buyursun puanlasın!
Hatta mümkünse bizim sabrımızı, uykusuzluğumuzu, harcadığımız mesaiyi ve kaybettiğimiz sinir hücrelerini de puanlasın. Bakalım o değerlendirmeden kaç alacağız!
Haftalardır evde küçük çaplı bir eğitim kurumu işletiyoruz. Matematik öğretmeni olduk, fen bilimleri uzmanı olduk, İngilizce dil bilgisiyle yatıp kalktık. Bir ara kendimi okulun öğretmenler kuruluna katılacak kadar donanımlı hissettim!
Üstelik her şeyin adı da pek havalı!
Yeni nesil sorular, beceri temelli ölçme, süreç odaklı değerlendirme…
İsimler değişiyor, sistemler yenileniyor ama değişmeyen tek şey var: Çocukların üzerindeki baskı, velilerin bitmeyen telaşı!
Şaka bir yana, gerçekten üzülüyorum.
Bu çocuklar henüz 10-11-12 yaşında!
Oyun oynayacaklar, arkadaşlarıyla gülecekler, kitap okuyacaklar, bazen hiçbir şey yapmadan oturacaklar. Hata yapacaklar, yanlış cevap verecekler, sonra doğrusunu öğrenecekler. Çünkü öğrenmek sadece doğru cevabı bulmak değildir.
Çocukluk da sürekli ölçülüp değerlendirilmesi gereken bir performans dönemi değildir!
Elbette eğitim önemli. Elbette çalışacaklar, emek verecekler, sorumluluk almayı öğrenecekler. Buna kimsenin itirazı yok.
Ama biraz da nefes alsınlar!
Her şeyi ölçmeye bu kadar meraklıysak bir gün de çocukların mutluluğunu, okula giderken duydukları heyecanı, öğrenmeye karşı besledikleri merakı ölçelim.
Bakalım o sınavdan sistem kaç alacak?
Ve işte bugün ilk sınav başlıyor!
Çalıştık, çalıştır dık, anlattık, dinledik, tekrar ettik. Yanlışları düzelttik, doğruları kutladık. Bazen güldük, bazen gerildik, bazen de kitabı kapatıp birbirimize baktık. :)
Ben kendi adıma sınavlardan değil, çocukların çocukluğundan eksilen zamandan yoruldum.
Bütün çocuklarımızın yolu açık, zihinleri berrak olsun. Aldıkları notlar ne olursa olsun, kendilerini bir sınav sonucundan ibaret görmesinler.
Biz velilere gelince…
Bu maratonun sonunda diploma, teşekkür belgesi hiç birşey istemiyorum! Üç gün sessizlik ve üzerinde hiçbir soru işareti bulunmayan bir hafta sonu yeterli! :)
Hadi hayırlısı…
Çocuklara başarılar, velilere sabırlar, eğitim sistemine de biraz insaf diliyorum!
Sebla Pamir GÜLER
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sebla Pamir Güler
5.Sınıf Annesi Olarak Bildiriyorum!
Vallahi artık nereye baksam soru görüyorum!
Evde soru, okulda soru, masada soru, çantada soru… Gece gözümü kapatıyorum, karşıma yine bir soru çıkıyor!
Çoktan seçmeli mi, açık uçlu mu, kazanım odaklı mı, senaryo bazlı mı derken benim kendi kazanımlarım kayboldu! :)
Bir de şimdi öğreniyoruz ki ölçme değerlendirme sistemi yeniden değişiyor. Açık uçlu soruları yapay zekâ puanlayacakmış!
Buyursun puanlasın!
Hatta mümkünse bizim sabrımızı, uykusuzluğumuzu, harcadığımız mesaiyi ve kaybettiğimiz sinir hücrelerini de puanlasın. Bakalım o değerlendirmeden kaç alacağız!
Haftalardır evde küçük çaplı bir eğitim kurumu işletiyoruz. Matematik öğretmeni olduk, fen bilimleri uzmanı olduk, İngilizce dil bilgisiyle yatıp kalktık. Bir ara kendimi okulun öğretmenler kuruluna katılacak kadar donanımlı hissettim!
Üstelik her şeyin adı da pek havalı!
Yeni nesil sorular, beceri temelli ölçme, süreç odaklı değerlendirme…
İsimler değişiyor, sistemler yenileniyor ama değişmeyen tek şey var: Çocukların üzerindeki baskı, velilerin bitmeyen telaşı!
Şaka bir yana, gerçekten üzülüyorum.
Bu çocuklar henüz 10-11-12 yaşında!
Oyun oynayacaklar, arkadaşlarıyla gülecekler, kitap okuyacaklar, bazen hiçbir şey yapmadan oturacaklar. Hata yapacaklar, yanlış cevap verecekler, sonra doğrusunu öğrenecekler. Çünkü öğrenmek sadece doğru cevabı bulmak değildir.
Çocukluk da sürekli ölçülüp değerlendirilmesi gereken bir performans dönemi değildir!
Elbette eğitim önemli. Elbette çalışacaklar, emek verecekler, sorumluluk almayı öğrenecekler. Buna kimsenin itirazı yok.
Ama biraz da nefes alsınlar!
Her şeyi ölçmeye bu kadar meraklıysak bir gün de çocukların mutluluğunu, okula giderken duydukları heyecanı, öğrenmeye karşı besledikleri merakı ölçelim.
Bakalım o sınavdan sistem kaç alacak?
Ve işte bugün ilk sınav başlıyor!
Çalıştık, çalıştır dık, anlattık, dinledik, tekrar ettik. Yanlışları düzelttik, doğruları kutladık. Bazen güldük, bazen gerildik, bazen de kitabı kapatıp birbirimize baktık. :)
Ben kendi adıma sınavlardan değil, çocukların çocukluğundan eksilen zamandan yoruldum.
Bütün çocuklarımızın yolu açık, zihinleri berrak olsun. Aldıkları notlar ne olursa olsun, kendilerini bir sınav sonucundan ibaret görmesinler.
Biz velilere gelince…
Bu maratonun sonunda diploma, teşekkür belgesi hiç birşey istemiyorum! Üç gün sessizlik ve üzerinde hiçbir soru işareti bulunmayan bir hafta sonu yeterli! :)
Hadi hayırlısı…
Çocuklara başarılar, velilere sabırlar, eğitim sistemine de biraz insaf diliyorum!
Sebla Pamir GÜLER