DOLAR 39,9043 ▲ %0,01
Bursa
Weather Icon  24 °C

HABERLER

Pazar Yağmuru ve Kaybolan Çocukluğumuz

“Yağmurlu bir pazar gününde soba başında 80’lere, 90’lara ve kaybolan çocukluğumuza uzanan sıcak bir yolculuk: misket, mandalina, mahalle ve özlem…”

Giriş: 19.10.2025 15:53 | Güncelleme: 20.10.2025 17:09
Paylaş
Pazar Yağmuru ve Kaybolan Çocukluğumuz

Dışarıda yağmur yağıyor...

Camdan süzülen damlalar, sanki bizi o güzel yıllara götürmek ister gibi yarışıyor. Oysa birçoğumuzun yüreğinde, 80’lerin ve 90’ların o sade ama sıcacık günlerine duyulan derin bir özlem var. O zamanlar her şey daha yavaştı, daha içtendi, daha “biz”di.

“Al satarım bal satarım”, “sek sek”, “misket”, “dokuz taş”, “yakar top”, “ip atlama”, “uzun eşek”, “saklambaç”...

Hepsi birer oyundan fazlasıydı. O oyunlarda arkadaşlık, paylaşmak, düşüp kalkmayı öğrenmek, yenilgiyi kabullenmek ve birlikte sevinmek vardı. Her sokağın bir takımı, her mahallenin bir kahramanı olurdu. Tozlu yolların ortasında, bir topun peşinde geçen saatler hayatın en değerli derslerini öğretirdi bize

Her türlü muzurluğu yapardık; sinek ilacı sıkan arabanın arkasında koşar, yere düşüp kalkar ama yine de sapa sağlam ayağa kalkardık. Çünkü biz, düşe kalka büyüyen, eğlenirken hayata tutunan çocuklardık..

Pazar günleri ayrı güzeldi…

Evlerde balık kokusu, sobanın üzerinde kızaran kestaneler ve güğümde ısınan suyla yıkanacak olanların banyo sırası, mandalina kabuğunun sıcacık kokusu yayılırdı her yere. Soba başında kuruyan çoraplardan damlayan suların “cızz” sesi bile huzurdu o zaman. Kimse acele etmezdi. Herkes bir bardak çay eşliğinde “Pazar gecesi sineması”nı beklerdi. O filmler, bazen bizi ağlatır bazen güldürürdü ama her zaman birleştirirdi.

Ev oyunları da bambaşkaydı…

İsim-şehir oynarken coşar, “fincan oyunu”nda nefesimizi tutardık. Televizyonun iki kanallı olduğu günlerde bile sıkılmazdık çünkü hayatın kendisi eğlenceliydi. Komşuların kapısı hep açıktı, çocuklar sokakta, büyükler sohbetin içinde kaybolurdu.

Bugünse ne sokak kaldı ne de o mahalle kokusu...

Ekranlar büyüdü, oyunlar küçüldü. Çocuklar piksellerin içinde büyürken, bizler anıların içinde küçülüyoruz. Belki de bu yağmurlu pazar gününde içimizi saran hüzün, kaybettiğimiz o sade mutluluğun yansımasıdır.

Bir soba çıtırtısına, bir mandalina kokusuna, bir çocuk kahkahasına hasretiz artık…

Ama ne olursa olsun, içimizde bir yerlerde hâlâ o eski mahallenin sesi, o çocukluğun sıcaklığı yaşıyor. Ve belki de en güzeli bu: hatırlamak.

Sevgiyle kalın...

Ebubekir YUCA

 

Yorumlar

Elif Kul Aydın

Kokusunu Getirdiniz Evimize
0

Özlem Öz

Hüzünle gittik çocukluğumuza... Hatırlamak güzel.Tesekkürler
0

Uğur İvegener

Harika bir anlatım olmuş , tebrikler
0

Erol Karagoz

Eskinin yerini hic birsey doldurmuyor.
0

Cafer Yuca

Tebrikler maalesef teknoloji hayatımızı mahvetti
0

Haber Arama